Yağmur Sesi

Deniz, dalga, yağmur gibi doğa sesleri insanların huzurlu, sakin, uykulu hissetmelerine yol açan seslerdir. Özellikle pencerelere çarpıp yere düşen yağmurun sesi düzenli, ritmik, sakinleştirici sesler arasında yer almaktadır. İçerdiği frekans yapısı sayesinde stresli, öfkeli anlarda sakinleştirici etkide bulunmaktadır. İnsanlar üzerinde yapılan çeşitli araştırmalarda yağmur sesinin insanların hayal gücünü çalıştırdığını ortaya koymuştur.

Yağmur damlalarının sesi doğal tınılara sahip ses grupları arasında yer almaktadır. Suyun insan yaşamında önemli yere sahip olması su seslerinin de rahatlatıcı etkide olmasını sağlamaktadır. Bazı insanlar yağmurlu havaları sevse de toplumun büyük bir kısmı yağmurdan hoşlanmamaktadır. Bu nedenle yağmurların pozitif sesi her insanda aynı duyguların oluşmasına neden olamayabilmektedir.

Hayatın stresleriyle mücadele ederken internet ortamından yağmur sesi açarak rahatlama imkânı elde edebilirsiniz. Uzmanlar aynı zamanda uyku problemleriyle baş eden kişilerin kısa sürede uyuyabilmeleri adına yağmur sesi dinlemelerini tavsiye etmektedir. Dinlendiği taktirde beynin uyum, işitme, ritim bölgelerinde uyarılmalar elde edilmektedir. Bu nedenle herhangi bir üretim aşamasında dinlendiği taktirde performansı arttırıcı etkiye sahiptir.

Ana maddesi su olan tüm sesler insan beyninin rahatlamasını sağlamaktadır. Düzenli aralıklarla tekrarlanan sesler olduğundan dolayı stres azaltıcı etki yaratır. Aynı zamanda dinleyen kişilerin ortamda tehdit olmadığı algısına kapılmasını sağlamaktadır.

Yağmur

Yağmurlar özellikle ilkbahar-sonbahar mevsimlerinde dünyamızın maruz kaldığı hava olaylarından bir tanesidir. Zaman zaman fazla yağmurun yağdığı dönemlerde hayat akışı zorlanabilmektedir. Fakat insanların hayatta kalabilmesi adına yağmurların büyük önem arz ettiği bilinmektedir. Yağmurlar insanların hayatlarında olumsuzluklara yol açabildiği gibi birçok faydayı da beraberinde getirmektedir.

İnsanlık geçmiş çağlardan itibaren yağmurların neden yağdığını, nasıl oluştuğunu sürekli araştırmıştır. Antik çağlarda daha çok tanrıyla özdeşleştirilen yağmurlar bilimin gelişmesi sayesinde daha çok netlik kazanmıştır. Bilimsel çalışmalar sayesinde yağmurların neden oluştuğu konusunda net bilgilere sahip olunmuştur. Ulaşılan en temel bilgi ise yeryüzündeki suların buharlaşarak gökyüzünde yoğunlaşıp yağmur olarak tekrar yeryüzüne yağması ile gerçekleştiği üzerinedir.

Yeryüzünden buharlaşarak gökyüzüne ulaşan su buharı birleşerek damlacık haline gelirler. Birleşen damlacıklar da yağmurları oluşturmaktadır. Yağmur iki türlü oluşum sergilemektedir. Bu oluşumlardan ilki rüzgarlardır. Rüzgarlar halihazırda oluşmuş su damlacıklarına çarparak yağmalarını sağlar. İkinci oluşum ise kristalleşmedir. Havaların eksi soğukluklara düşmesi sonucu kristalleşen damlacıklar yer yüzüne düşerken ısınarak çözünürler. Bu sayede su damlası olarak yağarlar.

Özetlemek gerekirse yağmurların insan hayatındaki yeri oldukça önemlidir. Yağmurlar sayesinde ekilen bitkilerden verim alınmaktadır. Canlıların yaşayabilmesi için suya ihtiyaçları bulunmaktadır. Suyun zaman içinde buharlaştığını varsayarsak yağmurların yağması birçok canlı için hayati önem taşımaktadır. Yağmurun yağması insanın psikolojik olarak rahatlamasını sağlamanın yanında insanın yaşamı için gerekli olan suyun da dünya yeryüzüne inmesi demektir.

Yağmur Nasıl Oluşur

Yağmurlar oluşumları bakımından en sıradan hava olaylarından bir tanesidir. Özellikle mevsim geçişlerinde, ilkbahar, sonbahar mevsimlerinde sıklıkla yağmaktadır. Yaz mevsiminde ise yağmaz ve zaman zaman kuraklık problemlerinin yaşanmasına sebep olabilmektedir. Birçok insan yağmurların nasıl yağdığı hakkında detaylı bilgiye sahip olmayabilmektedir. Hayatımızda büyük öneme sahip bu doğa olayının herkes tarafından bilinmesi gerekmektedir.

Dünyamızda çok çeşitli su kaynakları bulunmaktadır. Bu su kaynakları zaman içinde sıcaklığa bağlı olarak buharlaşır. Yükselen buhar bulutlara tutunmaya başlar. Bulutlara tutunan gazlar havanın soğumasıyla birlikte tekrar sıvı halini alır. Biriken sıvılar bulutta damlacıkların oluşmasına neden olmaktadır. Zamanla büyüyen bu damlacıklar bulutlarda tutunamaz ve yağmur olarak yeryüzüne yağar.

Yağmurlar aslında oldukça basit bir bilim kuralının çerçevesinde oluşur. Kompleks doğa olayları arasında yer almamaktadır. Evinizde yapabileceğiniz ufak bir deneyle yağmurun nasıl oluştuğu hakkında net bilgiye sahip olabilirsiniz.

Herhangi boyutlardaki bir tencereye su koyarak deneye başlayabilirsiniz. Tencerenin altını yaktıktan sonra kaynamasını beklemelisiniz. Su kaynamaya başladıktan sonra üzerine kapat katmalısınız. Kaynayan sudan yükselen buhar kapağa çarparak tekrar sıvı hale gelecek ve damlayacaktır. Doğada da işler tam olarak bu deneydeki gibi ilerlemektedir. Buharlaşan su gökyüzündeki bulutlarda yoğunlaşarak tekrar su haline gelmektedir. Dünyamızdaki su kaynakları daimi bir döngü içerisinde hareket etmektedir.  Bu döngü ile dünya üzerine gelen su hayatımızı kurtaran sıvı olmaktadır.

Gök Gürültüsü Sesi

Doğada gerçekleşen her türlü olay insanların ilgisini çekmiştir. Gök gürültüsü de oldukça dikkat çeken doğa olayları arasında yer almaktadır. Gök gürültüsü sesi genellikle yağmurlu, kapalı havalarda meydana gelen seslerdir. Birçok insan yıldırımların nasıl oluştuğuna dair bilgi sahibi değildir. Kapalı bulutlu havalarda gerçekleşen bu doğa olayının ne olduğunu sizin için araştırdık.

Gök gürültüsü sesi ortaya çıkmadan önce şimşek çakmaktadır. Şimşeklerin çakmadığı durumlarda ise yıldırım düştüğü görüntülenmektedir. Seslerin hızı ışık hızından daha yavaştır. Bu durumda da önce şimşeklerin görüntüsü gelir ardından sesleri kulaklarımıza ulaşır. Gök gürültüsü seslerinin oluşma biçimleri de bu şekilde gerçekleşmektedir. Gök gürültüsü bir nevi patlama seslerine benzemektedir.

Şimşekler nedeniyle gökyüzünde oluşan yıldırımların çevresinde yüksek sıcaklık artışı meydana gelmektedir. Oluşan bu ani hava sıcaklığı ile ortamdaki hava genleşir. Ani genleşme neticesinde sonik ses dalgaları oluşmaktadır. Sonik ses dalgaları gökyüzünde çeşitli gürültülerin oluşmasına sebep olmaktadır. Gürültüler gök gürültüsü anlamına gelmektedir.

Gök gürültüleri sesin oluşmasına neden olan yıldırımların şekline ve boyutlarına göre farklı oranlarda sese sahip olabilmektedir. Her oluşan gürültü farklı şekilde çatlamalara, seslere, gümbürtülere sahip olabilmektedir. Yıldırımlar, şimşekler olmadan gök gürültülerinin oluşmasından bahsedilememektedir.

Beyaz Gürültü Sesi

Farklı frekans aralığında bulunan sesler birleşerek süreklilik oluşturarak beyaz gürültülerin oluşmasına neden olurlar. Birleşen frekansa sahip bu sesler yenidoğan bebeklerin uyumalarına yardımcı olan anne karnı sesine benzer nitelikler taşımaktadır. Beyaz gürültü sesleri sayesinde bebeklerin uyumaları sağlanmaktadır. Seslerin yatıştırıcı özelliklere sahip olması nedeniyle birçok ebeveyn bebekleri için bu seslerden destek almaktadır.

Beyaz gürültüler toplam 20 bini aşkın ses frekanslarının birleşmesiyle ortaya çıkan ses gruplarıdır. Beyaz denmesinin sebebi ise renklerdeki durumlarda benzerlik gösterir. Beyaz ışık nasıl bünyesinde bütün renkleri barındırıyorsa beyaz gürültü de birçok frekansı içinde barındırmaktadır. Frekanstaki sesler de sürekli aynı ölçüde duyulduğundan dolayı beyaz gürültü adını almaktadır.

Beyaz gürültüler bebeklerin anne karnındayken duydukları seslere benzemektedir. Uyku problemi yaşayan bebeklerin uyumaları bu sesle sağlanmaktadır. İlk aylarda uyumakta sıkıntı çeken bebekler için bu seslerden destek alınabilmektedir. Bebekler kendilerini anne karnındaymış gibi hissederler.

Beyaz gürültülerin elde edilebileceği birkaç gereç bulunmaktadır. Fön makinesi, elektrikli süpürge, dalgalar, rüzgarlar, pışpışlamak gibi ses barındıran şeyler beyaz gürültü barındırmaktadır. Devamlı aynı frekansta gürültü ortaya çıkararak ortamın uğultulu olmasını sağlamaktadır. Dış dünyadaki sesleri engelleyerek bebeklerin kolay uykuya dalmalarına yardımcı olmaktadır.

Kolik bebeklerin sakinleştirilmesinde beyaz gürültülerden sıklıkla destek alınmaktadır. Zaman içinde bu seslere alışkanlık geliştiren bebekler uyku saatlerinin geldiğinin farkında olurlar. Bu seslerin dünya üzerinde günlük yaşamımızda kullanılan bazı seslerle benzerlik gösterdiği düşünülmektedir. Arabanın içinde iken çıkan ses, elektrikli süpürgenin sesi, fön makinesinin sesi gibi seslerin çocuklar için anne karnındaki ses ile benzer sesler olduğunu ifade etmek uygun olacaktır. Bu sebeple çocuklar uyumadığı zaman bu seslerle uyutulduğuna sık sık şahit olabilirsiniz.